Yedi Tepeli Kadim Güzel:

Şehri İstanbul 

Doğup büyüdüğüm bu şehri güzeli kırk yıla yakın bir zamandır tarih, kültür, folklor ve yaşanmış hatıra ile anlatıp, yazmaktayım. Bu vesile, şehrin üzerinde hayat bulduğu tepelerin önemli çizgi hatlarını yazarak ilk adımı atmış olayım.

Eğer bir şehrin varoluşunda yüksek manevi değerler, işaretler ve iz bırakan semboller yol gösterici olmuşsa, o şehir zamana karşı çok mukavim ve dayanıklıdır.

Zira o şehri dayanıklı kılan, kuruluşunun anlam ve nihai amacı olan manevi kaynak olarak beslendiği gücün sırrında gizlidir.

Bir Nebi işareti (s.a.s) ve Fatih mücadelesinin bakiyesi olan bu asil şehir, bizleri istikbale taşıyan bir güzelliğin de giriş kapısıdır.

Bu bağlamda kapıyı araladığımızda karşımıza muhteşem bir yedi tepe silueti çıkar.

Ve günümüze uzanan yüzyılların hediyesi olarak yedi tepeli bir Şehr-i İstanbul boy gösterir.

Asya ile Avrupa kıtalarını üç köprü ile birbirine bağlayan İstanbul, iki kıta üzerine kurulu dünyada tek şehir olma unvanını elinde tutmaktadır. Kurulduğundan beri önemli bir ticaret merkezi olma özelliğini hiç kaybetmeyen bu kadim şehir, son bulgularla 8000 yılı aşan hareketli bir tarihe sahiptir. Roma, Bizans ve Osmanlı Devlet i Âliyyesi’ ne başşehir olmuş bu şehirde, 2000 yıla yaklaşan bir sürede 120’den fazla imparator ve sultan hüküm sürmüştür. Bu alanda da dünyada başka bir örneği bulunmamaktadır. İmparatorluklar başşehri iken, devlet ile birlikte dinlere de idari merkez olan İstanbul, sultan camileriyle süslüdür. Surlar ile çevrili bu 7 tepe üzerine kurulu muhteşem şehrin yapıları zaman içinde Türk sanatına uygun düzenlemelere uğramıştır. 

7 tepeyi sırasıyla ele alırsak:

1Topkapı Sarayı, Hipodrom, Ayasofya ve Sultanahmet Camii’nin bulunduğu tepe:

İstanbul’un ilk kurulduğu bölge olan ve eskiden Hipodrom ve Akropol ’ün yer aldığı bugünkü Sultanahmet yakınındaki bölgedir. Sarayburnu’na hâkim bu bölgede Topkapı Sarayı’nın dışında Sultanahmet ve Ayasofya Camii’nde bulunur.

2- Çemberlitaş, Yeni Camii ve Nuruosmaniye Cami’nin bulunduğu tepe:

Beyazıt’tan Sultanahmet’e uzanan Divanyolu Caddesi üzerindeki Çemberlitaş sütununun bulunduğu bölge ve yakın çevresidir. Bu bölgedeki en önemli Osmanlı dönemi yapısı ise Nuruosmaniye Cami’dir.

3- Beyazıt Cami, Üniversite ve Süleymaniye’nin bulunduğu tepe:

İstanbul Üniversitesi ve kampüsündeki Beyazıt kulesi (İtfaiye kulesi) bulunduğu nokta ve çevresidir. Burada tarihi üniversite binasının yanı sıra Beyazıt Cami yer alır. İstanbul’un en görkemli yapılarından olan Süleymaniye Camii’dir.

4-Fatih Camii’nin bulunduğu tepe 

Fatih’in merkez noktasında yer alan Fatih Cami ve Külliyesi bu tepenin en önemli yapısıdır. 

5- Yavuz Sultan Selim Camii’nin bulunduğu tepe 

Fatih’in, Haliç’e bakan tepelerinden olan bu bölge, Yavuz Selim adıyla anılan semttir. Bölgenin önemli yapıları arasında Sultan Selim Cami vardır. Bu bölge ayrıca, Fethiye Cami yer alır.  

6-Edirnekapı semtinde, Mihrimah Sultan Camii’nin bulunduğu tepe 

İstanbul’un en yüksek tepesi olarak bilinir. Haliç’e hâkim bu tepe de yine önemli yapılar bulunur. Örneğin; Mihrimah Sultan Cami buradadır. Ayrıca Bizans’ın Blakherna Sarayı’nda kalan tek yapı olan Tekfur Sarayı ve Kariye Müzesi de bu bölgededir.

7- Kocamustafapaşa Semti’nin bulunduğu tepe 

Aksaray ile Topkapı Surları arasında kalan bölgededir. Eski, Makios Sarnıcı’nın (Çukurbostan) yanı sıra bu bölgeye yakın yerde Arcadius Sütunu vardır. Bunlardan başka, İstanbul’da surların dışında kalan ünlü tepeler şunlardır. 

Beykoz’da Yuşa Tepesi, Rumelihisarı’ndaki Şehitlik Tepesi, Sarıyer’de Maden Tepesi, Paşabahçe’de Karlı Tepe, Beyoğlu’nda Tepebaşı ve Fetihtepe; Şişli’de Hürriyet Tepesi, Gayrettepe, Esentepe, Kuştepe Kâğıthane’de Nurtepe, Şirintepe, Seyrantepe, Gültepe, Çeliktepe; Kadıköy’de Fikirtepe,  Göztepe; Üsküdar’da İcadiye Tepesi, Sultantepe, Nakkaştepe, Büyük ve Küçük Çamlıca tepeleri. 

İstanbul dünyanın seçilmiş en güzel bir beldesidir. O beklenen, müjdelenen bir fethin ganimetidir. Kurulduğu günden beri birçok isimle anılan İstanbul’un ilk ismi pek bilinmese de ‘’Kutsal Hikmet’’ anlamına gelen Makedonya’dır. Konstantinnapolis, Konstantiniyye, Dersaadet, Asitane, Şehr i Âsúde, Darülhilafe, tarihte geçen diğer isimleridir.

İnşallah kısmet olursa zaman zaman bu muhteşem kadim şehrin bazı güzelliklerini yazmaya gayret edeceğiz.

Saygılarımla. 

İbrahim Y. Zarifoğlu

1 Zil-kâde 1442

Tagged
İbrahim Yavuz ZARİFOĞLU
Baba tarafından, orta Asya dan Maraş a göç eden Kafkas bir ailenin uzantısı olup Zarifoğlu ailesine mensuptur. Merhum Şair- Yazar Cahit Zarifoğlu' nun yeğenidir. Anne tarafı 1800’lü yılların başlarında Kastamonu’dan İstanbul’a göç etmiş bir aile. Hanoğulları ismi ile maruf. 1957 Şubat’ında, İstanbul/Fatih/Hırka-ı Şerif’te dünyaya geldi. İstanbul’un sur içini ve dört cephesini iyi bilen şairin bu şehre ait anıları duygulu ve çok zengindir. Hayatının dem tutan anları hep bu mübarek şehirde gizlidir. Babasının asker oluşu, bu cennet vatanın çok köşesini görme imkânını verdi. İlk ve ortaokulu Gaziantep ve Ankara, liseyi İstanbul ve Maraş, yüksekokulu ise 1980 yılında İstanbul’da tamamladı. İlk İstanbul şiirlerinin tarihi 1980’li yıllara uzanır. Ancak yeniden toplanarak düzenlenmesi 2004, kitap haline gelme düşüncesi ise 2009’da tamamlanır. Şair İbrahim Zarifoğlu’nun Türkiye genelinde açılan şiir yarışmalarında; derece, mansiyon ve jüri özel ödülleri bulunmaktadır. Özel ve kamu kuruluşlarında yöneticilik yapan şair 1980-1996 yılları arasında dönem dönem İstanbul’un güzide liselerinde ücretli edebiyat öğretmenliği yapmıştır. Evli ve altı çocuk babası olan şair, bir kamu kuruluşunda halen yönetici olarak çalışmaktadır. Şairin bugüne kadar Üçü müstakil " İstanbullu Şiirler " olmak üzere, yayımlanmış 8 adet şiir kitabı bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.