“Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ramazan’ın son on gününde itikâfa çekilirdi.” [Buhârî, İ’tikâf 1]

Üç aylara girmiş bulunuyoruz.

Peygamber Efendimiz’in hayatında hiç terk etmediği itikâf sünnetini günümüzde yaşatmak için, geçen sene olduğu gibi bu sene de Türkiye genelinde birçok ilde itikâf programları düzenlenecek.

Özellikle gençlerin itikâfı tanımalarını, sevmelerini ve bu güzel sünneti yaşamalarını sağlamak amacıyla yola çıkan “Genç İtikâf Grubu”, Üç Aylar’la birlikte tanıtım ve organizasyon çalışmalarına başladı.

Gençleri, mânevî gelişimleri için çok önemli bir fırsat olan itikâfla buluşturmak isteyen Genç İtikâf Grubu, bu sene itikâf çalışmalarında “DEĞİŞİM“e vurgu yapacak.

Bu Ramazan, Türkiye’de ve dünyada farklı ülkelerde itikâf programları organize edecek olan Genç İtikâf Grubu, aynı zamanda internet sitesi ( www.itikaf.org ) ve sosyal medya üzerinden tüm kamuoyuna yönelik itikâf tanıtım çalışmaları da düzenleyecek.

İtikaf günlerini şimdiden not etmekte fayda var: 21 – 30 Ramazan 1435  /  18 – 27 Temmuz 2014

İTİKÂF NEDİR?

Bir yerde bekleme, durma ve kendini orada hapsetme. Akıl bâliğ veya temyiz kudretine sahip bir müslümanın beş vakit namaz kılınan bir mescitte ibadet niyetiyle bir süre durması anlamında bir fıkıh terimi.

İtikâf, Kur’an ve sünnetle sabittir.

Kur’an’da Ramazan ayının gecelerinden söz edilirken; “… Camilerde itikâfta iken de hanımlarınıza yaklaşmayın…” (el-Bakara, 2/ 187) buyurulur. Başka bir ayette itikâf ibadetinin daha önceki ümmetlerde de yapıldığına işaret edilir (bk. el-Bakara, 2/125).

Hz. Peygamber’in özellikle Ramazan içinde ve Ramazan’ın son on gününde itikâf yaptığını bildiren çeşitli hadîs-i şerîfler vardır. Hz. Âişe’nin şöyle dediği nakledilmiştir:

“Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ramazan’ın son on gününde itikâf yaparlardı. Bu durum vefat zamanına kadar bu şekilde devam etmiştir. Daha sonra Hz. Peygamber’in zevceleri itikâfı sürdürmüşlerdir”

(Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 67, 129; bk. Buhârî, İ’tikâf, 1-18; Ezân, 12, 135; Hayz 10; Müslim, İ’tikâf, 1-6; Ebû Dâvud, Ramazân, 3; Savm, 77).

Ebu Hanife’ye göre içinde beş vakit namaz kılınan her mescidde itikâfta bulunmak caizdir. Ebu Hanife ve İmam Mâlik’e göre itikâfın nâfile olarak en azı bir gündür. Ebû Yusuf en az süreyi, bir günün yarıdan çoğu olarak belirlerken İmam Muhammed itikâf için bir saati de yeterli bulur.

Mesciddeki itikâf erkeklere mahsustur. Kadınlar evde mescit edindikleri bir yerde itikâfta bulunabilir. (ez-Zebîdî, Tecrîd-i«Sarîh, Terc. Kamil Miras, Ankara 1984, VI, 323-326).

 

Tagged

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.