Bismillah

“Üç aylar denilen bir nurlu devre, bir manevi bereket ve fazilet mevsimi başlıyor. Kendimize çeki düzen vermeli Şaban’dan Ramazan’a arifane geçmeli, en sonunda da maddi, manevi ve ruhi bakımdan gerçek bir bayrama ermeliyiz.”  

Mahmud Es’ad Coşan Hoca Efendi (R.A)

Muştulu bir zamanın hayır ve bereket yüklü ayrı bir boyutuna girdik. Elhamdülillah.

Mana ikliminin baharı, sonsuz nimetlerin sergilenip ikram edildiği pazarı da diyebiliriz.

Şeref yüklü ve gittikçe sevap değeri kıymetlenen birbirinden güzide üç saygın ay…

Recep, Şaban ve Ramazan…

Allah’ın (C.C) açık ve büyük ikramı Recep.

Kâinatın en şerefli efendisine (S.A.S) bir hürmetin sunulduğu Şaban,

Ve en hayırlı ümmete sunulan mübarek Ramazan… 

Muhteşem aylar içerisine serpiştirilmiş hayır ve sevap dolu mücevherat sandıkları.

Günahların bir sabun köpüğü gibi temizlendiği kutsal günler.

Meleklerin dahi rağbet ettiği Regaip,

Biricik, en sevgili Efendimizin (s.a.s) Rabbimizin âlî makamına yükselişi Miraç,

Günahlardan arınıp, affın ikram edildiği Berat

Ve Ramazan-ı Şerifle birlikte bin aydan hayırlı Leyle i Kadir gecesine vuslat…

Rabbimizin kelâm makamına erme sırrı.

Kur’an Kerim’le tanışma sevinci… Meleklerle tanışma saadeti…

Ve tümüyle birlikte varlığın, var oluşun, kulluk sırrının idrakine erme bilinci.

Süratle geçen ve tükenen ömür hazinesinin içerisinde ikram edilen kıymet yüklü köşe taşları. İnci, mercandan yapılan köprüler.

Ömrün süratle geçişini hatırlatan mana istasyonları.

Yaşamın, hilkatin, ibadetlerin sırrına erme estetiği.

Sonsuzluğa uzanan bir yolun üzerinde: Ey insan dur ve düşün! Ömür sermayeni bu cazibeli, albenisi yüksek dünya lezzetleri içerisinde farkında olmaksızın tüketiyorsun.

Bir daha asla dönemeyeceğin ve sonunda ölüm gibi mutlak olan bir hakikatle karşı karşıya olacağın gün yaklaşmakta…

Cennete götüren köprüleri geçeceğin,

İçerisinde en zor sorulara cevaplar bulabileceğin,

Hayır ve hasenatın sergilendiği,

Mübarek ve bereketli mana pazarının 

En kutsal nimetleri…

Bir minik tebessümden, güneşin hararetle kavurduğu oruca kadar- sınırsız karşılık- bulacağı sonsuz mükafat… Hayır ve hasenat yapma fırsatları…

Bire on bire yüz bire bin… belki sonsuz cennetin ikram edileceği rabbani alışveriş.

İbadetlerin en yüksek kazançla alındığı şefkat ve merhamet pazarları.

En ufacık ibadetlere sunulan en yüksek değer… Ve daha nice binler ikram edilen şeref yüklü aylar.

Bir nehir üzerinde süratle akan kaygı yüklü bir ömre uzatılan şefkat ve merhamet kürekleri…

Kurtuluşu müjdeleyen nurdan tebessüm…

Bizlere sonsuz nimetleri ikram etmek için lütuflar sunan Rabbimizin hediye ettiği zaman dilimleri…

Recep-i Şerif le kapısı açılıp, Şaban ı Şerifle kıymetlenen ve nihayetinde Bayram ı Şerifle ikramın en görkemlisine eriştirilen Ramazan’ı Şerif…

“Allahümme barik lena Recebe ve Şabana ve belligna Ramazan.

Allah’ım Recep ve Şaban ayını hakkımızda mübarek kıl ve bizleri (sağlık ve afiyet üzere) Ramazan ayına eriştir…” âmin.

Bilvesile bütün kardeşlerimin Mübarek üç aylarını tebrik eder, sağlık, huzur ve afiyetle Bayrama erişmelerini Rabbimden niyaz ederim…

En kalbi selam ve saygılarımla.

İbrahim Yavuz ZARİFOĞLU

1 Recep 1443

İbrahim Yavuz ZARİFOĞLU
Baba tarafından, orta Asya dan Maraş a göç eden Kafkas bir ailenin uzantısı olup Zarifoğlu ailesine mensuptur. Merhum Şair- Yazar Cahit Zarifoğlu' nun yeğenidir. Anne tarafı 1800’lü yılların başlarında Kastamonu’dan İstanbul’a göç etmiş bir aile. Hanoğulları ismi ile maruf. 1957 Şubat’ında, İstanbul/Fatih/Hırka-ı Şerif’te dünyaya geldi. İstanbul’un sur içini ve dört cephesini iyi bilen şairin bu şehre ait anıları duygulu ve çok zengindir. Hayatının dem tutan anları hep bu mübarek şehirde gizlidir. Babasının asker oluşu, bu cennet vatanın çok köşesini görme imkânını verdi. İlk ve ortaokulu Gaziantep ve Ankara, liseyi İstanbul ve Maraş, yüksekokulu ise 1980 yılında İstanbul’da tamamladı. İlk İstanbul şiirlerinin tarihi 1980’li yıllara uzanır. Ancak yeniden toplanarak düzenlenmesi 2004, kitap haline gelme düşüncesi ise 2009’da tamamlanır. Şair İbrahim Zarifoğlu’nun Türkiye genelinde açılan şiir yarışmalarında; derece, mansiyon ve jüri özel ödülleri bulunmaktadır. Özel ve kamu kuruluşlarında yöneticilik yapan şair 1980-1996 yılları arasında dönem dönem İstanbul’un güzide liselerinde ücretli edebiyat öğretmenliği yapmıştır. Evli ve altı çocuk babası olan şair, bir kamu kuruluşunda halen yönetici olarak çalışmaktadır. Şairin bugüne kadar Üçü müstakil " İstanbullu Şiirler " olmak üzere, yayımlanmış 8 adet şiir kitabı bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.