Cuma Namazı 5 Dakikaya Sığar

Özel

Dünya sıra dışı günlerden geçiyor. Tüm ülkeleri etkisi altına alan COVID-19 salgını sebebiyle sağlık tedbirleri üst düzeyde yerine getiriliyor.  Sürecin uzaması hayatın olağan akışındaki iş ve çalışmaları da bu tedbirler kapsamında farklı şekilde icra etmeye yönlendiriyor.

Günlük işler, eğitim, alışveriş gibi hayatın içindeki vazgeçilmezler ertelenmiyor ve tedbirleri alınarak farklı bir forma bürünerek devam ediyor. Eğitim uzaktan gerçekleştiriliyor, alışveriş, üst üste yayınlanan genelgelerle belirli kurallara bağlanıyor. Sosyal mesafenin korunması şartıyla çarşı, pazar, market alışverişleri yapılmaya devam ediyor. Ancak tüm bunlar içerisinde inancımızın vazgeçilmezi olan Cuma namazı aynı şartlarda ve dine uygun şekilde kolaylaştırılarak yapılabilecekken haftalardır kılınamıyor. Belirli ibadetlerin evden yapılabilmesi mümkün iken cemaat ile eda edilmesi gereken Cuma namazı kısıtlanmış durumda.

Halkının %99’u Müslüman olan ülkemizde Cuma namazının, erkek Müslümanlar için belirli kısıtlamalarla da olsa kılınmasına duyulan ihtiyaç HAD safhadadır.

Müslüman Erkekler Ötekileşiyor!

COVID-19 süreci nedeniyle hayatın günlük tüm aktiviteleri önlemler kapsamında yerine getirilebiliyorken, en önemli ibadetlerden olan Cuma namazı ihmal ediliyor.

Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 24 Nisan 2020’de Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan’a gönderdiği mektubunda, “Ne surette olursa olsun tek bir vatandaşımızın dahi ötekileştirilmesine, inancından ve kimliğinden dolayı farklı muamele görmesine asla izin vermedik, vermeyeceğiz.” ifadelerini kullanmıştı.

‘Ötekileştirmeme’ ve ‘inancı dolayısıyla farklı muamele görmeme’ ülküsü inanca saygının bir gereğidir.

Salgın nedeniyle Cuma namazına gitmekten men edilen milyonlarca Müslüman erkek, salgına rağmen, önemli olduğu düşünülerek iptal edilmeyen ve maske, sosyal mesafe gibi şartlarla yürütülen uygulamaları gördükçe çok üzülüyor, vatandaş olarak ötekileştiğini ve inancından dolayı farklı muameleye uğradığını düşünüyor.

Diğer Ülkelerde Uygulanıyor

Alışverişlerde alınan önlemlerin, dini bir vecibe olan Cuma namazı için de kolaylıkla uygulanabileceği muhakkak iken Türkiye’de henüz bu anlamda bir adım atılamadı. Suudi Arabistan’ daki Mekke-i Mükerreme’de, Pakistan, Endonezya, Bosna gibi birçok ülkede üst düzey tedbirler alınarak Cuma namazları eda edilmekte. Bu tedbirler; cami girişinde cemaatin ateşinin kontrol edilmesi, maske kullanılması, halıların kaldırılması ve saflar arasında sosyal mesafe uygulanması olarak dikkat çekiyor.

Cuma Namazı Önerileri

Yetkililerin müsamaha, nitelikli destek ve belirleyeceği tedbirlerle birlikte aşağıda madde madde sıralanan şartlarda Cuma namazı salgın sürecine özel sadece 5 dakika içerisinde eda edilebilir:

⚪ Kullanılacak alan namaz öncesinde ve sonrasında dezenfekte edilebilir,

⚪ Kullanılacak alanda asayiş ve sosyal mesafenin sağlanması açısından her giriş noktası için iki polis görevlendirilebilir, 

⚪  Sadece sağlıklı bireylerin katılımını sağlamak amacıyla girişte ateş kontrolü yapılabilir, 

⚪  Katılımcı sayısına sınır getirilebilir,

⚪ Cuma namazı ikindi vaktine kadar farklı imam ve cemaatle dönüşümlü olarak kılınabilir. E-Devlette Cuma namazı kılınacak camiler ve vakitler (13:30- 14:00- 14:30- 15:00-15:30- 16:00) ilan edilebilir. Cuma namazına gidecek kişiler E- Devlet üzerinden ev yada iş yerlerine yakın camiyi ve katılacağı vakti seçerek kayıt olabilir.  E- Devlet üzerinden başvuran kişiye Cuma namazı kılacağı cami ve katılacağı saati mesajla bildirilebilir,

⚪ Tüm katılımcıların maske takması ve tek kullanımlık kâğıt seccade tercih etmesi yerel yönetim ya da Diyanet teşkilatı tarafından sağlanabilir,

⚪  Saf tutarken kişiler arasında 2 metre ya da fazlası  mesafe konulabilir,

⚪  Cuma namazının edası 2 rekât farz ve kısa bir hutbeyle toplamda azami 5 dakika sürecek şekilde ayarlanabilir.

Sayıları sınırlandırılmış küçük gruplar halinde bile kılınabilecek olan Cuma namazının yasaklanmayıp, devlet yetkililerimizin uygun göreceği düzenlemeler getirilerek, uluslararası standartlar tümüyle ve fazlasıyla uygulanarak kılınmasına izin verilmesi, hukukun “ölçülülük” ilkesine de daha uygun olacaktır. Ayrıca tüm dünya Müslümanlarına da ihtiyaç duydukları çözüm yolunu gösterecek, ışık tutacaktır.

Kaynak: https://akra.media/Haber/HaberDetay/100196/

Tagged